back in - Turc Anglais Dictionnaire

back in

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "back in" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 2 résultat(s)

Anglais Turc
Phrasals
back in v. geri geri sokmak
back in v. geri geri girmek

Sens de "back in" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
stab in the back v. kalleşlik etmek
pay back in one's own coin v. misilleme yapmak
put one's back in it v. canını dişine takmak
stab somebody in the back v. kalleşlik etmek
be in the back of one's mind v. aklının bir köşesinde bulunmak
be in the back v. arkada kalmak
go back in time v. zamanda geriye gitmek
go back in time v. geçmişe gitmek
stab someone in the back v. kalleşlik yapmak
draw back in horror v. korkuyla geri çekilmek
go in the back room v. arka odaya gitmek
call in for back up v. (polis) destek istemek
get back in line v. tekrar sıraya (kuyruğa) girmek/geçmek
give 5 dollars back in change v. para üstü olarak beş dolar vermek
give 5 dollars back in change v. beş dolar para üstü vermek
be due back in court v. (...'de/da) tekrar mahkemeye çıkmak
get back in time v. zamanında dönmek
in back of adv. in arkasında
in back of adv. arkasında
in the back adv. arkadan
back in the day adv. eskiden
bitd (back in the day) abrev. bir zamanlar
bitd (back in the day) abrev. eskiden
Phrasals
stand in back of someone v. (desteklemek amacıyla) birisinin arkasında olmak
pour something back (in) v. (bir sıvıyı vb) (bir şeyin içine) tekrar/geri dökmek
sneak someone in through the back door v. birini arka kapından gizlice eve sokmak
call something (back) in v. bir şeyi geri toplamak
call something (back) in v. bir şeyi piyasadan çekmek
call something (back) in v. bir şeyi piyasadan toplamak
call something (back) in v. bir şeyin iade edilmesini istemek
pour back in v. tekrar içine dökmek
pour back in v. geri içine dökmek
reach back into (some point in time) v. (tarihte bir zamana) gönderme yapmak
reach back into (some point in time) v. (önceki bir şeyden/zamandan) öğeler taşımak
reach back into (some point in time) v. (tarihte bir zamandan) gelmek
reach back into (some point in time) v. (tarihte bir zamana) dayanmak
reach back into (some point in time) v. (tarihte bir zamandan) ilham almak
reach back to (some point in time) v. (önceki bir şeyden/zamandan) öğeler taşımak
reach back to (some point in time) v. (tarihte bir zamandan) ilham almak
reach back to (some point in time) v. (tarihte bir zamana) gönderme yapmak
reach back to (some point in time) v. (tarihte bir zamana) dayanmak
reach back to (some point in time) v. (tarihte bir zamandan) gelmek
stand (in) back of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) arkasında durmak/olmak
stand (in) back of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) arkasında durmak/konumlanmak
stand (in) back of (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) destekçisi olmak
Phrases
in back light (in back of the light) adv. arkadan vuran ışıkta
Colloquial
be in the back row v. arka sırada olmak
take someone in the back v. birisini arkaya götürmek
pop it back in v. (çıkan kol vb) tekrar yerine oturtmak
get back in the groove again v. yeniden havaya girmek
get back in the groove again v. tekrar havaya girmek
back in the day expr. zamanında
back in the day expr. vaktinde
back in the days expr. vaktinde
back in the days expr. bir zamanlar
back in the day expr. bir zamanlar
back in the days expr. zamanında
back in the old days expr. o günlerde
back in the old days expr. eskiden
Idioms
the boys in the back room n. arka plandaki kişiler
pat in the back n. övgü
the boys in the back room n. perde arkasındaki kişiler
the boys in the back room n. perde arkasındaki adamlar
the boys in the back room n. perde arkasındaki kişileri
a crick in one's back n. bel tutulması
a knife in the back n. sırtından bıçaklama
a knife in the back n. hainlik yapma
a knife in the back n. ihanet etme
a knife in the back n. kalleşlik etme
a knife in the back n. arkadan vurma
a knife in the back n. ihanet
a knife in the back n. kalleşlik
a stab in the back n. ihanet
a stab in the back n. hıyanet
a stab in the back n. kalleşlik
a stab in the back n. arkadan vurma/bıçaklama
a stab in the back n. hainlik
a stab in the back n. sırtından vurma/bıçaklama
crick in one's back n. bel tutulması
crick in one's back n. sırt tutulması
crick in back n. sırt tutulması
crick in back n. bel tutulması
crick in one's back n. sırtında/belinde tutulma
eyes in the back of your head n. etrafında olup biten her şeyi bilme/görme
eyes in the back of (one's) head n. etrafında olup biten her şeyden haberdar olma
eyes in the back of your head n. etrafında olup biten her şeyden haberdar olma
eyes in the back of (one's) head n. etrafında olup biten her şeyin farkında olma
eyes in the back of (one's) head n. etrafında olup biten her şeyi bilme/görme
eyes in the back of your head n. arkandaki göz
eyes in the back of (one's) head n. arkasındaki göz
eyes in the back of your head n. etrafında olup biten her şeyin farkında olma
stab a knife in someone's back v. arkadan vurmak
stab in the back v. arkadan vurmak
have eyes in the back of one's head v. arkada gözü olmak
stab in the back v. kalleşlik etmek
stab in the back v. sırtından vurmak
pay one back in his own coin v. öcünü almak
stab in the back v. yaralamak
stab in the back v. üzmek
stab in the back v. şaşırtmak
pay back in his own coin v. kendi silahıyla vurmak
put something in the back of one's mind v. bir şeyi aklının bir köşesine yazmak
pat in the back v. övmek
pat in the back v. sırtını sıvazlamak
back in harness v. (tatilden vs. sonra) işine dönmek
back in the game v. görevine dönmek
back in the game v. oyuna dönmek
back in the game v. tekrar faaliyete geçmek
stab in the back v. hainlik etmek
stab in the back v. sırtından bıçaklamak
have eyes in the back of one's head v. arkasında gözleri olmak
pay someone back in one’s own coin v. misilleme yapmak
pay someone back in one’s own coin v. kendi silahıyla vurmak
put the genie back in the bottle v. sorunun üstesinden gelmek
be back in the saddle v. göreve tekrar başlamak/dönmek
throw something back in somebody's face v. elinin tersiyle itmek
throw something back in somebody's face v. (tavsiyeyi/öneriyi vb) geri çevirmek
be back in the saddle v. işe yeniden koyulmak
throw something back in somebody's face v. (tavsiyeyi/öneriyi vb) reddetmek
put the spring back in one's step v. yeniden iyi hissetmek
put the spring back in one's step v. toparlanmak
have eyes in the back of one's head v. kafasının arkasında gözleri olmak
have something in the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
keep something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
keep something in the back of someone's mind v. aklının köşesinde bulundurmak
have something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesinde bulundurmak
put something in the back of someone's mind v. aklının bir köşesine yazmak
put something in the back of someone's mind v. aklının köşesine yerleştirmek
stab someone in the back v. birini sırtından bıçaklamak
stab someone in the back v. birine ihanet etmek
be back in business v. yeniden sahalara dönmek
be back in business v. tekrar/yine çalışır/işler durumda olmak
be back in business v. tekrar işe/çalışmaya/işlemeye başlamak
pay (one) back in kind v. kana kan/göze göz/dişe diş istemek
pay (one) back in kind v. (birine) misillemede bulunmak
pay (one) back in kind v. (biriyle) ödeşmek
pay (one) back in kind v. (birine) kısasa kısas yapmak
pay (one) back in kind v. yaptığı kötülüğün karşılığını (birine) aynı biçimde ödetmek
put it in their back yard v. (zehirli maddeleri vs.) kendi bahçelerine koysunlar
put it in their back yard v. (maden ocaklarını vs.) kendi yaşadıkları yere yapsınlar
put it in their back yard v. (o fabrikayı vs.) kendi bahçelerine kursunlar
be back in business v. tekrar çalışmaya hazır olmak
be back in business v. tekrar koşmaya/yüzmeye vb. başlamak
back in circulation v. sahalara dönmüş
back in the saddle v. tekrar işe koyulmuş/başlamış
back in circulation v. tekrar sahalarda
back in circulation v. (ilişkiden çıkmış) boşta
back in circulation v. sahalara dönmüş
back in circulation v. (ilişkiden çıkmış) boşta
back in the saddle v. yeniden başlamış